Hemen hemen bütün camilerimizde, “Allah”, “Muhammed”, dört halife “Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali” ile Hz. Peygamber’in torunları “Hasan – Hüseyn”in isimlerinin, cemaatin rahat görebileceği yükseklikte ve büyüklükte yazılması veya levha olarak asılması bir gelenek halini almıştır.
Bazı târihî camilerde özellikle Orta Asya’da bu ibarelerin kûfi hattıyla çeşitli kompozisyonlar şeklinde yazıldığı görülse de, çoğunlukla celî sülüsle bazen de celî ta’likle yazılmışlardır. Bunun yanı sıra Kelime-i Tevhid, Kelime-i Şehadet ve mekânın özelliğine göre seçilen bazı hadis-i şerifler de camilerde levha veya kitabe olarak görülen hat eserleri arasındadır.
Resûl-i Ekrem’in ism-i şerifleri camilerde mihrap üstünde veya caminin kare plandan kubbeye geçerken oluşan üçgenlerde, beş köşeli yıldız şeklinde ve adeta açılmış bir gül gibi resmedilmiştir. Onun mübarek ismi Osmanlı hat üstatlarının asırlar içinde bütün sanat yeteneklerini ve zevklerini ortaya koyarak biçimlendirdikleri bir sanat şaheseri haline gelmiştir. Muhammed (sav) kelimesinin hat sanatında estetik ölçülerine, Mustafa Rakım üslubunda ulaşılmış, Kazasker Mustafa İzzet, Mehmed Şefik, Sami Efendi gibi üstatların elinde en güzel örneklerini vermiştir. Ayrıca camilerde mihrap duvarındaki tezyinatlı/vitraylı camlarda da Lafza-i Celal ile beraber Muhammed ismi rengarenk bir şekilde yerini alarak bu ulvî mekanları süslemektedir. Özellikle Süleymaniye Câmi’indekiler dikkati şayandır.
Dr.Hilal Kazan
Kaynak: sonpeygamber.info